Yapay zekasız sosyal medya mümkün mü ve Nostr ne vaat ediyor?
Kamerayı tek giriş kapısına çeviren bir uygulama, yapay zeka kirliliğine karşı filtreyle değil mimariyle direniyor.
Yapay zekasız sosyal medya bugün kusursuz biçimde mümkün değil, ancak buna en çok yaklaşan model ortada. Divine (diVine olarak da yazılır), altı saniyelik döngü videolar için tasarlanmış bağımsız bir uygulama. Sorunu tespit yazılımıyla değil kaynak kısıtıyla çözmeye çalışıyor. Videoyu galeriden seçip yükleyemiyorsunuz. Kamera dışında giriş kapısı yok, dolayısıyla üretken araçlarla hazırlanmış dosyalar akışa en baştan zorlukla giriyor.
Uygulamanın ikinci ayırt edici tarafı altyapısında. Hesaplar merkezî bir kullanıcı veritabanında değil, Nostr adlı açık protokol üzerinde tutuluyor. Kimliğiniz bir şirketin sunucusunda değil, sizin elinizdeki anahtar çiftinde duruyor. Söylenmesi kolay, sonuçları ağır bir tercih.
Aşağıda filtrenin gerçekten nasıl işlediğini ve hata yaptığında ne olduğunu ele alıyoruz. Ardından Nostr'un ne olup ne olmadığına, merkeziyetsizliğin neyi kazandırıp neyi götürdüğüne sıra geliyor. Pazarlama metinleri yerine şirketin kendi teknik belgeleri kaynak alındı. Beklentiyi baştan düzeltelim; ortada kusursuz bir çözüm yok, dikkatle kurulmuş bir denge var.
Divine yapay zeka ile üretilen videoları nasıl tespit ediyor?
Şirket tek bir filtreye güvenmiyor. Politika dört katmandan oluşuyor ve ilk katman tespitle ilgili bile değil. Videolar yalnızca uygulama içi kamerayla çekiliyor. Cihaz galerisinden dosya seçme seçeneği yok. Kaynak kısıtı, üretken bir araçtan çıkan dosyanın akışa girmesini teknik düzeyde zorlaştırıyor.
İkinci katman ProofMode. Guardian Project, WITNESS ve Okthanks'in 2013'ten beri sürdürdüğü açık kaynak bir proje. Çekim anında cihaz donanım tasdiki, OpenPGP imzası, içerik özeti ve zaman damgası üretiyor.
Üretilen kayıt tek başına ne işe yarıyor? İmza, dosyanın hangi cihazda ve hangi anda doğduğunu sonradan değiştirilemeyecek biçimde kayda geçiriyor. Zaman damgası da aynı iddiayı takvime bağlıyor. Doğrulanan videoya uygulamada özel bir rozet düşüyor. Sistem C2PA ile uyumlu çalışıyor, Android tarafı Mayıs 2026'da sertifikalandı. Projenin on yılı aşan geçmişi ve kodunun herkese açık olması, doğrulamanın tek bir şirketin sözüne yaslanmasını engelliyor.
| Katman | Nasıl çalışıyor | Bilinen sınırı |
|---|---|---|
| Kaynak kısıtı | Yalnızca uygulama kamerası, galeriden yükleme yok | Ekran kaydı ve yeniden çekim ihtimali |
| ProofMode | Cihaz doğrulama, imza, zaman damgası, rozet | Her videoda etkin değil, isteğe bağlı |
| Makine öğrenmesi | Sentetik medya izleri ve başka ekrandan kayıt analizi | Şirketin ifadesiyle kusurlu ve pahalı |
| İnsan katmanı | Kullanıcı raporları ve moderatör incelemesi | Ölçek büyüdükçe gecikme riski |
Somut bir örnek yardımcı olur. Sokakta altı saniyelik bir klip çekiyorsunuz. ProofMode etkinse, videonun hangi cihazda ve hangi anda üretildiği kriptografik imzayla mühürleniyor. Klibiniz akışta doğrulanmış rozetiyle görünüyor. Rozet her yüklemede otomatik verilmiyor; yalnızca ProofMode ile doğrulanan videolarda ve arşivden gelen içerikte çıkıyor.
Arşiv videolarının konumu ayrı. Eski klipler üretken video araçlarından önce var oldukları için insan yapımı sayılıyor. Doğrulama işini burada tarihin kendisi üstleniyor. Vine döneminde yüklenmiş altı saniyelik bir klibin üretken bir modelden çıkmış olma ihtimali yok, zaman damgası da delil işlevi görüyor. Yeni yüklemelerde aynı rahatlık geçerli değil; orada kanıt yükü ProofMode'a biniyor.
Katmanların sıralaması tesadüf değil. En pahalı ve en kırılgan araç, yani otomatik tespit en sona bırakılıyor. Şirket ucuz olan kuralı öne alıyor, çünkü kamerayı tek kaynak saymak hiçbir hesaplama maliyeti doğurmuyor. Ekonomik mantık burada mühendislik kararına dönüşüyor. Kullanıcı açısından sonuç sade; kaydı uygulamanın içinden yaparsanız akışa girersiniz, dışarıdan getirdiğiniz dosyaya kapı açılmaz.
Yapay zeka filtresi yanlış çalışırsa videom silinir mi?
Sorunun net bir kamusal cevabı yok. Yanlış pozitif oranı, itiraz mekanizması ve hata düzeltme süreci hakkında yayımlanmış bilgi yok. Kullanıcı açısından belirsizlik burada başlıyor. Şirket katmanları tek tek anlatıyor, hata payını sayısallaştırmıyor.
Risk teorik değil. Üçüncü katman "başka bir ekrandan kayıt" izlerini arıyor. Monitör önünde çektiğiniz meşru bir klip, parlama ve piksel deseni yüzünden şüpheli görünebilir. Stop motion animasyon veya yeşil perde kullandığınızda da kare geçişleri sıra dışı çıkabilir. Yanlış pozitif dediğimiz sorun böyle doğuyor.
Şirketin kendi ifadesi meselenin özetini veriyor: "Hiçbir yapay zeka tespit sistemi kusursuz değildir. Tespit teknolojisi, yapay zeka üretim yetenekleriyle birlikte sürekli evriliyor." Başka bir yerde daha da açık konuşuyorlar: "tespit araçlarının kendisi pahalı, kusurlu ve etrafından dolaşılması kolay."
Pratik sonuç şu. Emek verdiğiniz bir çekimin nadiren de olsa yanlış işaretlenebileceğini kabul ederek ilerlemeniz gerekiyor. ProofMode'u etkin tutmak, doğrulama zincirini güçlendirdiği için makul bir alışkanlık. Kesin bir güvence sunmuyor, ama elinizdeki en somut dayanak o.
Karşılaştırma resmi netleştiriyor. Yerleşik platformlarda içerik kaldırıldığında çoğunlukla bir itiraz düğmesi çıkar ve süreç kayıt altına alınır. Divine tarafında benzer akışın nasıl işlediği kamuya açıklanmadı. Ekip küçük, moderasyon yükü ise büyüyor. Şirketin verdiği 24 saatlik yanıt taahhüdü de yalnızca kullanıcı raporlarını kapsıyor. Videosu işaretlenen kullanıcının hangi kapıyı çalacağı henüz yazılı değil. Uygulamayı yeni deneyecekseniz, eksik parçayı bilerek yola çıkmanız daha sağlıklı.
Yapay zekasız sosyal medya gerçekten mümkün mü?
Dürüst cevap "kısmen" olur. Şirketin yükleme yasağını neden koyduğunu açıkladığı cümle, tartışmanın en değerli parçası. Kararın "yüksek prensipli bir teoriden değil, güvenilir ve maliyet etkin bir tarama yolu bulunamamasından" doğduğunu yazıyorlar. Yani kapı, ideoloji kadar bütçe yüzünden de kapalı.
Sorunun ölçeği neden büyük? Sektör analizlerinde bildirildiğine göre, Nisan ile Haziran 2026 arasında 250 kelimeden uzun sosyal medya gönderilerinin dörtte biri yapay zeka üretimiydi. Başka bir analizde, profesyonel bir ağdaki etkili hesapların uzun form gönderilerinin yarısından fazlasına muhtemel yapay zeka etiketi kondu. Rakamlar ticari tespit araçlarından geliyor, metodolojileri de bağımsız denetlenmiş değil.
Kapıyı kapatmanın bedeli de var. Galeriden yükleme olmayınca profesyonel kurgu, masaüstünde hazırlanmış efektler ve başka platformdan taşınan içerik devre dışı kalıyor. Uygulama mağazası değerlendirmelerinde en sık dile getirilen eksikler şunlar:
- Galeriden video yükleyememek
- Müzik kütüphanesinin yokluğu
- Editör tarafındaki hatalar
- Canlı yayın seçeneğinin olmaması
- Kullanıcı sayısının azlığı, yani ağ etkisinin henüz oluşmaması
Ödünleşim net. Yapay zeka çöplüğü azalıyor, üretim özgürlüğü daralıyor. Hangi tarafın ağır bastığı kişisel önceliğe bağlı.
Ölçek büyüdüğünde mimarinin ne kadar dayanacağı ayrı bir soru. Kullanıcı sayısı arttıkça kamerayı taklit eden yöntemler de çeşitleniyor. Ekran kaydı, harici lens düzenekleri ve monitör önünde yeniden çekim akla ilk gelenler. Şirket üçüncü katmanı tam da bunun için elinde tutuyor; makine öğrenmesi tarafı hem sentetik medya izlerini hem de başka bir ekrandan kayıt belirtilerini arıyor. Yükleme yasağının aynı gerekçeyle konduğunu hatırlamak gerekiyor. Güvenilir ve maliyet etkin bir tarama yolu bulunamadığı için kapı baştan kapatıldı. Kalıcı bir zafer yerine sürekli güncellenen savunma hattı görmek daha gerçekçi.
Nostr protokolü nedir ve Divine neden onu seçti?
Nostr, "Notes and Other Stuff Transmitted by Relays" ifadesinin kısaltması. Merkeziyetsiz ve açık bir iletişim protokolü. Blokzincir değil, kripto para değil, Web3 projesi değil. Şirket kendi sayfasında konuyu tereddüde yer bırakmadan yazıyor: "Divine bir blokzincir, kripto para, Bitcoin veya Web3 projesi değildir." Protokolü fiatjaf ve Ben Arc 2019'da tasarladı.
Hesap mantığı klasik platformlardan farklı. Kullanıcı adı ve parola yerine bir anahtar çifti var. Kimliğinizi açık anahtar temsil ediyor, sahipliği özel anahtar kanıtlıyor. Uygulama e-posta ve parolayla giriş sunsa da, anahtar arka planda yine üretiliyor.
| Kavram | Kısaltma | İşlevi | Kaybedilirse |
|---|---|---|---|
| Açık anahtar | npub | Sizi tanıtan kimlik, herkesle paylaşılabilir | Sorun yok, zaten herkese açık |
| Özel anahtar | nsec | Sahipliği kanıtlar, gönderileri imzalar | Hesaba erişim kalıcı olarak biter |
Kritik ayrımı vurgulayalım. Özel anahtar parola değildir, sıfırlanamaz. Şirketin ifadesi kesin: "Nostr'da parola kurtarma yoktur. Gizli anahtarı kaybetmek hesaba erişimi kalıcı olarak kaybetmektir." Telefonunuz denize düştü ve anahtarı hiçbir yere yedeklemediniz diyelim. Takipçileriniz, videolarınız ve kimliğiniz geri gelmez. Destek ekibi de yardım edemez, çünkü ellerinde açacak bir kilit yok.
Divine'ın tercihinin gerekçesi burada anlaşılıyor. Kimliği kullanıcıya bırakan bir yapıda, şirket hesabınızı tek taraflı kapatamıyor. Aynı yapı, kullanıcıya sorumluluğun tamamını yüklüyor.
Anahtarı korumanın pratik yolu ise basit. Özel anahtarı parola yöneticinize veya çevrimdışı bir yere kaydedersiniz. Ekran görüntüsü alıp galeride bırakmak kötü fikir, çünkü galeri senkronizasyonla birçok yere kopyalanır. Anahtarı kimseyle paylaşmayın; destek adı altında isteyen herkes dolandırıcıdır. Uygulamayı geliştiren ekibin bile özel anahtarınıza ihtiyacı yok.
Merkeziyetsiz sosyal medya ne demek?
Veriler tek bir şirketin sunucu merkezinde toplanmıyor. İçerik, birbirinden bağımsız aktarıcı sunucular üzerinde tutuluyor. Video ve görsel gibi medya dosyaları ise Blossom adı verilen ayrı depolama sunucularında duruyor.
Aktarıcının pratik karşılığı basit. Gönderinizi özel anahtarınızla imzalayıp birden çok aktarıcıya aynı anda yolluyorsunuz, sizi takip eden uygulama da aynı aktarıcılardan okuyor. Aradaki sunucu içeriğin sahibi değil, yalnızca taşıyıcısı. Aktarıcılardan biri çökerse gönderiniz diğerlerinden erişilebilir kalıyor. Tek noktada arıza tüm ağı durdurmuyor. Kod açık kaynak olduğu için isteyen kendi aktarıcısını da çalıştırabiliyor.
İkinci getiri taşınabilirlik. Aynı anahtar çiftiyle Damus, Amethyst, Primal veya Ditto gibi başka Nostr uygulamalarına girebiliyorsunuz. Takipçileriniz bir şirketin listesini değil, kriptografik kimliğinizi takip ediyor. Uygulamayı beğenmediniz diyelim; kimliğinizi yanınıza alıp taşınıyorsunuz, sıfırdan takipçi toplamıyorsunuz. Yerleşik platformlarda karşılığı olmayan bir esneklik.
| Ne kazanıyorsunuz | Ne kaybediyorsunuz |
|---|---|
| Hesabı tek bir şirket kapatamıyor | Parola kurtarma yok, hata affetmiyor |
| Kimlik uygulamalar arasında taşınıyor | Deneyim uygulamadan uygulamaya değişiyor |
| Aktarıcı çökse de içerik erişilebilir kalıyor | Silme talebi her kopyaya ulaşmayabiliyor |
| Algoritma seçme özgürlüğü | Varsayılan akış daha ham gelebiliyor |
| Kod açık kaynak, denetlenebilir | Gizlilik beklentisi karşılanmıyor |
Gizlilik başlığını ayrıca not edelim. Protokol halka açık çalıştığı için paylaştığınız her şey herkese görünür. Şirketin uyarısı doğrudan: "Nostr açık ve halka açık bir protokol olduğu için paylaşılan her şey herkese görünürdür." Yalnızca yakın arkadaş çevrenizle paylaşmak istediğiniz videolar için uygun bir ortam değil.
Silme konusunda da beklentiyi doğru kurmak gerekiyor. "Merkeziyetsiz sistemler her kopyayı silmeyebilir" ifadesi resmî belgede geçiyor. Yapay zeka kazıması tarafında da garanti verilmiyor; halka açık verinin toplanmasını tamamen engellemenin teknik açıdan mümkün olmadığı kabul ediliyor.
Kullanıcının elinde yine de bir kontrol var. Gönderiyi 1 gün, 1 hafta, 1 yıl veya 10 yıl sonra kendiliğinden silinecek biçimde ayarlayabiliyorsunuz. Süre dolduğunda içerik uygulamanın işlettiği sunuculardan kalkıyor. Başka aktarıcılara düşmüş kopyalar için aynı kesinlik geçerli değil, planlı silme yine de kalıcılığı sınırlamanın en somut yolu.
Algoritma tarafı da alışılmışın dışında işliyor. Yerleşik platformlarda akışı belirleyen sıralama kapalı bir kutudur. Nostr üzerinde ise sıralamayı üreten katman uygulamadan ayrılabiliyor. Şirket ileride topluluk yapımı algoritmaları da devreye almayı planlıyor. Bugünkü seçenekler takip ettikleriniz, tüm yeni videolar, yükselenler ve etiket akışlarıyla sınırlı. Sadelik kimi kullanıcıya ham geliyor, kimine dinlendirici.
Divine'da içerik denetimi nasıl işliyor?
Sansüre dirençli olmak, moderasyonsuz olmak anlamına gelmiyor. Ayrım burada çok kişinin kafasını karıştırıyor. Platformun sıfır tolerans listesi var: çocuk istismarı içeriği, yasa dışı içerik, taciz ve nefret söylemi, şiddet ve tehdit, spam ve kötücül faaliyet. Yasa dışı içerik derhal kaldırılıp yetkililere bildiriliyor.
Filtreleme birden çok yöntemi birleştiriyor. Çocuk istismarı içeriğinde hash eşleştirme devreye giriyor. Yanı sıra yapay zeka destekli analiz, insan moderasyonu, kullanıcı raporları ve topluluk moderasyon listeleri birlikte çalışıyor. Raporlar herkese açık tutuluyor, şirket de 24 saat içinde yanıt vermeyi taahhüt ediyor.
Yaş tarafında ayrı bir düzenleme var. Haziran 2026'da genç ve aile hesapları duyuruldu, 13-15 yaş aralığı için ayrı bir hesap katmanı tanımlandı. Uygulamanın mağaza listelemesi ise 18 yaş sınırıyla çıkıyor. Yaş katmanı ile içerik katmanının ayrı ayrı kurulması, moderasyonun tek bir düğmeye indirgenmediğini gösteriyor.
En dikkat çekici tarafı birleştirilebilir moderasyon. Hazır moderasyon listelerinden birini seçebiliyor veya kendi listenizi oluşturabiliyorsunuz. Diyelim ki belirli bir tür şakayı görmek istemiyorsunuz. Sizinle aynı hassasiyeti paylaşan bir listeye abone oluyorsunuz, akışınız ona göre süzülüyor. Yasağı platform tek başına dayatmıyor, tercihi kullanıcıya bırakıyor.
Sınırlar da açıkça yazılmış. "Divine yalnızca kendi işlettiği sunuculardaki içerikten sorumludur" deniyor. Herhangi birinin içeriğinizi göremeyeceği de garanti edilemiyor, çünkü aynı veri başka aktarıcılara da düşebiliyor. Engelleme mutlak bir duvar değil, pratik bir filtre.
Merkezî platformlarla farkı örnekle görmek kolay. Yerleşik bir uygulamada kuralı tek merkez yazar ve herkese aynı akış uygulanır. Nostr üzerinde kurallar katman katman biniyor; platformun kaldırdıkları, listelerin süzdükleri ve sizin engelledikleriniz üst üste geliyor. Sonuçta tek tip denetim yerine kişiye göre şekillenen bir eleme ortaya çıkıyor.
Divine'ı kim finanse ediyor ve Jack Dorsey'nin rolü ne?
Uygulamayı Evan Henshaw-Plath geliştirdi, takma adı Rabble. Twitter'ın öncülü Odeo'nun ilk çalışanlarından biri ve şirketin kurucu ortağı. Şirketin adı Verse Communications, yapısı kamu yararına şirket. Kâr amacı gütmeyen bir kuruluş değil; kamu yararı hedefi tüzüğünde tanımlı, ama ticari faaliyet yürütüyor.
Jack Dorsey'nin rolü sık yanlış aktarılıyor. Dorsey uygulamanın sahibi değil, hissedarı da değil. Mayıs 2025'te kurulan And Other Stuff adlı kolektife 10 milyon dolar sağladı, destek Divine'a hibe yoluyla ulaştı. Kolektifin adı Nostr'ın açılımına gönderme yapıyor. Uygulamanın X, Twitter veya orijinal Vine ile hiçbir kurumsal bağı yok.
Kolektifin kendisi kâr amacı gütmeyen bir yapı ve tek başına Divine'ı desteklemiyor. Ditto ve Zapstore gibi başka Nostr projeleri de aynı kaynaktan besleniyor. Yani Divine, bağımsız bir yatırımın değil, protokol çevresine yayılan bir hibe programının parçası.
Protokol tarafında da benzer bir karışıklık var. Nostr'u Dorsey kurmadı. Tasarımı fiatjaf ve Ben Arc yaptı. Dorsey 2022'de doğrudan bağış verdi, 2023'te OpenSats'a yaptığı 10 milyon dolarlık bağışın yarısını Nostr geliştirmesine ayırdı. Rolü fon sağlayıcılık, kuruculuk değil.
Projeye yöneltilen eleştirilerden biri tam da finansman tarafından geliyor. Yapay zekayı dışarıda tutmaya çalışan Divine ile yapay zeka destekli geliştirme platformu Shakespeare aynı kolektiften pay alıyor. Çelişki dile getirildiğinde ikna edici bir cevap verilmiş değil. Gelir tarafında ise içerik üreticiye bahşiş özelliği Ağustos 2026'da yayına alındı. Dorsey'nin "Vine için bir iş modeli bulamadığımız sır değil" sözü hâlâ hatırlatılıyor.
Finansman modeli kullanıcı açısından da anlam taşıyor. Reklam gelirine değil hibeye yaslanan bir yapıda, akışı reklamverene göre biçimlendirme baskısı şimdilik zayıf. Hibe tükendiğinde ne olacağı ise açık uçlu duruyor. Bahşiş ve ilk marka iş birliği yalnızca başlangıç adımları sayılır. Kalıcı bir gelir modeline dönüşüp dönüşmeyecekleri için ortada takvim yok.
Yapay zeka karşıtı platformlar ve enshittification tartışması
Divine yalnız değil. Cara'yı fotoğrafçı Jingna Zhang 2023'te kurdu; sanatçılara açık bir platform ve yapay zeka görsellerini yasaklıyor. Tespiti Hive teknolojisiyle yapıyor, her görsele NoAI etiketi ekliyor, Glaze ile birlikte çalışıyor. Meta Haziran 2024'te kullanıcı içeriğiyle model eğiteceğini duyurdu. Cara bir hafta içinde 40 binden 650 bin kullanıcıya çıktı. Sıçrama, kaçış talebinin ne kadar hızlı büyüyebildiğini gösteren en somut örnek.
| Yaklaşım | Divine | Cara | Grok Imagine tarafı |
|---|---|---|---|
| Ortam | Altı saniyelik döngü video | Görsel ve portfolyo | Üretken video |
| Ana yöntem | Kaynak kısıtı ve doğrulama | Tespit ve etiketleme | Üretimi teşvik |
| Yapay zeka içeriği | Dışarıda tutulmaya çalışılıyor | Yasaklı | Ürünün kendisi |
| Altyapı | Açık protokol, aktarıcı sunucular | Merkezî | Merkezî |
Kontrast ilginç bir yerden geliyor. Elon Musk 31 Ekim 2022'de "Vine geri gelsin mi?" anketini yaptı. Yaklaşık 4 milyon oyun yüzde 70'i evet dedi, ortaya bir uygulama çıkmadı. Ocak 2025'te arşivi araştırdıklarını söyledi, Ağustos 2025'te de bulduklarını ve erişimi geri getirmeye çalıştıklarını duyurdu. Ağustos 2026 itibarıyla yayına alındığına dair bir kanıt yok. Aynı dönemde Grok'un video üretim özelliği "AI Vine" adıyla tanıtıldı. Masada iki ayrı yeniden doğuş fikri var. Biri yapay zekayı dışarıda tutmaya çalışıyor, diğeri tamamen onun üzerine kurulu.
Tartışmanın felsefi çerçevesini Cory Doctorow'un Kasım 2022'de ortaya attığı enshittification kavramı veriyor. Tanım üç aşamalı işliyor. Platform önce kullanıcısına iyi davranır. Sonra ticari müşterileri için kullanıcısını istismar eder. En sonunda değeri kendine çekmek uğruna ticari müşterisini de istismar eder. Kavram Ocak 2024'te American Dialect Society tarafından yılın kelimesi seçildi; tartışmanın akademik çevrenin dışına taştığını gösteren bir işaret. Rabble'ın hedefi de açıkça buna karşı kuruluyor: "gelecekte enshittify edilemeyecek şekilde tasarlayalım."
Görünürlük arayan içerik üreticileri için tablo net biçimde ikiye ayrılıyor. Yerleşik kısa video platformlarında ölçek ve reklam ekosistemi kurulu. O tarafta TikTok takipçi satın alma gibi hizmetler bilinen bir yöntem sayılıyor. Divine tarafında karşılığı yok; ne takipçi ne beğeni hizmeti var, akış küçük ve organik ilerliyor. Kullanıcı yorumlarında en sık tekrarlanan cümle de zaten "eksik olan tek şey daha fazla insan ve daha fazla video" oluyor.
Peki tercih neye göre yapılmalı? Mimarisi enshittification'a direnmek üzere kurulmuş bir ağda erken olmak, ölçek beklentisi olmadan üretmeyi göze almak demek. Yapay zeka kirliliğinden yorulduysanız ve altı saniyeye sığmayı seviyorsanız, denemenin maliyeti düşük. Anahtarınızı yedeklemeyi ve paylaştığınız her şeyin herkese açık olduğunu unutmadan ilerleyin.
Bu makale en son 24 Ağustos 2026 pazartesi tarihinde güncellenmiştir. Bugün bu makaleyi 41 ziyaretçi okudu.

